NEDEN YÖNETEMİYORUZ...

Kulüplerimizin başarısız olmalarının asıl kaynağı yönetim problemidir. Bir kulübü yönetmek ekonominin yanı sıra alanla ilgili bilgili olmayı gerektirir.
Çok parayla kulüp yönetmek başarıyı getirmediği gibi, az parayla da kulüp yönetmek başarıyı getirmeyebilir.
Profesyonel bir bakış açısına sahip lider ve yöneticilerin bir araya gelmemesi halinde başarıdan söz etmek hayalcılık olur.


Bir takımın şampiyon olması zor olsa da, başarılamayacak bir durum değildir. Profesyonel bir yaklaşımla çözülür bence.
Şampiyonluk yolunda duygusal yaklaşımlardan ziyade plan ve proğramların uygulanmasına daha çok önem verilmelidir.


Profesyonel bir takımın lideri, yöneticilerinin kendisinden farklı görevlerinin olduğunu özellikle hatırlatmak zorundadır. Bir çok kulüpte yöneticiler lider gibi, liderler de yönetici gibi davranır.


Oysaki yöneticiler ve liderler, birbirinden son derece farklı iki insan tipidir. Yöneticinin amaçları arzularından çok gereklerden doğar; Yönetici, bireyler ya da bölümler arasında ki çalışmaları ortadan kaldırma konusunda üstündür. Buna karşılık lider, amaçlara yönelik kişisel ve etkin tavırlar benimser. 
Her yönetici bir lider değildir. Sınırları vardır.


- Yönetici sadece yönetir, lider ise yönetirken yenilikler yapar.
- Yönetici bir kopyadır, lider ise orjiinaldir.
- Yönetici elindekileri korumaya, lider onları geliştirmeye çalışır.
- Yönetici sistemler ve yapı üzerinde durur, lider ise kişilerin isteğine eğilir.
- Yönetici kısa vadeli düşünür, lider ise uzun vadeli bakış açısına sahiptir.
- Yönetici işleri doğru yapar, lider ise doğru işleri yapar.
- Yönetici mevcut şartlara uyum sağlar,lider ise ekibine etkili olabileceği şartlar yaratır. 
Net düşünebilen liderler aynı zamanda en zor kararları vermekten çekinmezler. Net olarak düşünen liderler öncelikleri süratle belirleyebilir ve eyleme dönüştürebilirler.


Düşüncede netlik akıl ile sezginin ve mantık ile duygunun birleşmesinden oluşur. Kişisel yeterlilik liderliğin en başta gelen kuralıdır.
Profesyonel bir takımı yöneten liderler ve yöneticilerin bilgi ve sezgileri  Teknik Direktör, Antrenör özellikle futbolcuları etkilemelidir.


Kulüpleri yöneten liderlere seslenmek istiyorum.
Türkiye'de ki tüm Üniversitelerin Öğretmenlik, Antrenörlük ve Yöneticilik bölümlerini 4 yıl okuyup bitiren yüzlerce hocalarımızı kulüplerde görmek doğru olmaz mı? özellikle yöneticilik bölümü mezunlarından faydalanmak profesyonelliğin birinci adımı değil mi? 
Spor Hukuku, Spor Yönetimi, Spor Ekonomisi, Spor Menajerliği, Spor Yönetiminde Liderlik ve Spor Sponsorluğu derslerini görmüş olmaları kulüplerimize katkı sağlamaz mı? ne dersiniz?

YORUM EKLE
1