Akdoğan: PKK Türkiye’yi terketmeli, sonra konuşulabilir

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, “PKK’nın Türkiye’yi terk etmesi, tam anlamıyla eylemsizlik, ondan sonra diğer meseleler konuşulabilir” dedi.

Akdoğan: PKK Türkiye’yi terketmeli, sonra konuşulabilir
 Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, NTV’de soruları yanıtladı. 

Akdoğan’ın konuşmasınından öne çıkan bölümler şöyle:

“Biz de doğrusu 46-47’lerde bir sürpriz bekliyordum ben. Ama AK Parti için yüzde 49 rakamı sürpriz değil.

Hükümet kurma girişiminde yaşananlar, terör hadiselerinden sonra partilerin takındıkları tavırlar ve 7 Haziran sonuçlarından seçmenin mesajını kim doğru algıladı. Bu üç faktör gerçekten dramatik sonuçlar, çarpıcı değişikliklere sebep oldu.

Bir bütünleme sınavı vardı, AK Parti notunu yükseltti. Bakın bu çok nadir, bu tür küçük partiler için MHP, HDP tek başına iktidar olabilir mi? Burada bir şans geldi. Bu şansı geri teptiler ve treni kaçırdılar. İktidar olma şansını siz geri çevirirseniz, o zaman benim siyaset yapmak gibi bir derdim yok anlamına gelir bu.”

Patlayan bombalar

“Bu patlayan bombalar, terörün azması, AK Parti iktidar olmasın diye yapılan hadiseler. AK Parti altında kalsın diye yapılan şeylerin üzerine çıktı. AK Parti’ye yaramasın diye Ankara’da bomba patlatıldı, kampanya yapılmadı.”

Muhalefete eleştiriler

“Diyelim ki 10-15 almışsın, sen yine yanlışta devam ediyorsun. Ben seni anladım, kendimi yeniliyorum demiyorsun. O zaman millet sana niye oy versin.

Yüzde 10 alan parti çıkıyor ben zafer kazandım diyor. Siz diyeceksiniz ki ben şurada yanlış yaptım. AK Parti bence şunu başardı. Balkon konuşması şu demek, ben zafer sarhoşu değilim. 78 milyon vatandaşım, hepinize hizmet edeceğim. AK Parti hizmette ayrımcılık yaptı diyemez. Bu kucaklama anlayışı siyasette bu geri dönüşler, kazanmalar böyle oluyor.

63 ilde AK Parti birinci olmuş, 6 ilde CHP, 12 ilde HDP birinci olmuş. Bizim milletvekili çıkaramadığımız il üç tane. CHP 35 ilde milletvekili çıkaramamış. HDP ve MHP 57’şer ilde milletvekili çıkaramamış. Sen 57 ilde milletvekili çıkaramıyorsan, sen Türkiye partisi olamadın demektir. Sadece HDP değil, MHP de olmamıştır.

Şimdi CHP ana akım parti görülüyor, 35 ilde vekil çıkaramamışsın. Ege kıyısına ve Trakya’nın batısına sıkışmış bir parti. Katılım da düşük falan değildi. Sayın Bahçeli ‘Osmaniye’de niye ben birinci parti olamadık, niye 57 ilde vekil çıkaramadık’, bunlara önce cevap aramak gerekir.

Şu anda bu liderler bizim için velinimet. Biz ondan rahatsız değiliz. Ama Türkiye için ihtiyaç olduğunda, diyelim terör saldırısı olduğunda görüşmeye bile tenezzül etmemeleri Türkiye için bir kayıptır.”

Çözüm süreci

“Bir kere takvimi doğru okumamız lazım. 2013’te PKK Türkiye’yi terk etmedi, yapması gerekenleri yapmadı. Kobani olaylarında insanları sokağa döktüler. Süreç koptu o zaman. Ondan sonra ne dendi? Süreç başlasın dediler. Biz iç güvenlik paketi çıkardık. “Türkiye’yi terk etme ve tam eylemsizlik” örgüt bunları yapmadı. 7 Haziran’dan sonra saldırılara başladı. Bu operasyonlar bundan sonra hayata geçti.

Buna bir karşılık olarak operasyonlar başlamıştır. Burada mesele şudur. Çözüm sürecinin sahibi, mimarı biziz. Demokratik açılım dedik Habur’la sabote ettiler. Milli birlik kardeşlik dedik Silvan’da sabote ettiler.

Ama bunun devam ettirebilmesi için bu süreci zehirleyen unsurların devre dışı kalması gerekiyor. Sen yol kesersen, karakol basarsan bu süreç nasıl devam edecek? Bunların devre dışı kalması için güvenlik politikaları devreye girdi. Terör olduğu sürece terörle mücadele de sürecek ama çözüm süreci de önemlidir.

Çözüm süreci derken biz reformlardan, yatırımdan, Kürtleri kucaklamaktan geri durmuyoruz. Ama çözüm süreci başladı devam ediyor diyebilmemiz için bu süreci zehirleyen faktörlerin tasfiye edilmesi lazım.

Vatandaş örgüte tepki gösterdi. Sen benim başıma bela oldun, şehir merkezine hendek kazma, bomba döşeme insanların günlük yaşamlarını bozmaya başladı. Vatandaş buna tepki gösterdi. Kürtler esaret altında yaşamak ister mi? Baskı kuran bir örgüt var. Böyle bir ceberrut yapı olmaz. Bunun da bence seçimde bir tesiri oldu diye düşünüyorum.

HDP’liler özgür seçim olmadı falan diyor. Çok sessiz, sükûnet içinde, huzur içinde seçim güvenliğini şimdi kimse konuşmuyor. Çok iyi tedbirler alındı. 385 bin güvenlik görevlisi o gün görevdeydi. Vatandaşımız iradesini ortaya koydu. Baskı şiddet tehdit olmayınca da durum değişti.

PKK nasıl sürece ihanet ettiyse, silahla amacıma ulaşırım Türkiye’de de bunu yaparım gibi bir yanılgıyla nasıl demokratik çözüme isyan edip silahla bir yere varmak için bunu yaptıysa HDP de makas değiştirdi, sürece ihanet etti. Çözüm düşmanı paralel yapıyla kol kola girdiler. Sürece ihanet eden bu anlayışla, bu aktörlerle, bunlarla yol yürünmesi mümkün değil.”

‘HDP ve oy verenler ayrı’

“Biz HDP yönetimiyle, oy veren kitleyi birbirinden ayırıyoruz. Onlar bizim kardeşlerimizdir vatandaşlarımızdır. HDP’nin içinde de bundan rahatsız olan insanlar var. Sonra da Kandil’in esareti altına girdiniz, Türkiyelileşme şirinlik vesaire bu seçimde yapmadılar. Önce süreci bozdular, sonra da Kandil’in yaklaşımıyla başka yola girdiler. Tam bir hayal kırıklığı oluşturdular.”

Çözüm süreci ve Öcalan

“Bizim şu anda konsantrasyonumuz PKK’nın hamlelerini boşa çıkartmak. Özerklik ilanı çöktü, kurtarılmış bölgeler çöktü, vur-kal eylemleri çöktü. Şimdi eş zamanlı olarak bizim reformlarımız, yatırımlarımız da devam ediyor. Ama onun ötesinde belli şartların oluşması lazım.

PKK’nın Türkiye’yi terk etmesi, tam anlamıyla eylemsizlik. Ondan sonra diğer meseleler konuşulabilir.

Bunlar tabi çok yanlış yaptılar. Bölge halkı da şikayetçiydi. Devletle görüşülüyor, seçimden sonra başlayacak dediler. Biz kendi yolumuzda yürüyoruz. Devletin ilgili kurumlarının İmralı ile görüşmesi vesaire daha önceki hükümetler döneminde de olmuş şeylerdir.

Ama çözüm süreci bağlamında o noktaya gelebilmemiz için bu şartların olgunlaşması gerekir. Öcalan’ı da diri diri oraya gördüler. Bunlar Erdoğan karşıtlığı yapıyor gibi görünüp Öcalan’ı batırmaya çalıştılar.”

Kutuplaşma ve Nokta Dergisi’nin toplatılması

“Kutuplaşma vesaire deniyor. AK Parti’nin ortaya koydu söylem belli. Birileri beyninizi alın da oy kullanın diyor, 2 Kasım iç savaş başlama tarihidir diyor. Bunlar millete hakaret eden, milleti tahrik edelim diye bir çaba. Bu bir yayıncılık faaliyeti, fikir özgürlüğü falan değil.

Nokta’nın yaptığı da yenilir yutulur bir şey değil. İç savaş provası vesaire. Sen demokrasiye mi hizmet ediyorsun, darbeye mi hizmet ediyorsun? Dünyanın hiçbir yerinde bu olmaz.

Mesela denmedik ne kaldı? Cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza söylenmedik hangi cümle kaldı? Basın ahlakıyla basın özgürlüğü birlikte gider. Sizin bir takım hassasiyetleriniz olur.

Bir çok şirketlerin olduğu gruba bir kayyum atandı. Bunu hükümet yapmıyor, bu yargının bir tasarrufu. Nasıl adli kontrol vesaire gibi geliştirilen bir tedbir. Kayyum da hakimin denetiminde. Nasıl Türkiye’de herkes yargıya saygı gösteriyorsa, onlar da saygı gösterecek.

Bir şeyin işine medya girdiği zaman dokunulmazlık kazanmıyor. Sen herkese söveceksin, hükümetleri devirmeye çalışacaksın, en büyük şirketlere el koymaya çalışacaksın, şimdi de bağırıp çağıracaksın. Böyle bir şey olmaz.”

Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2015, 15:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
1