Diyarbakırspor'da Elazığ'a Gol Atan Elazığlının Hikayesi

Futbolla tanıştığımız yıllarda doğu ve güneydoğunun komşu şehirleri arasında ilgi çekici rekabetler vardı.

Diyarbakırspor'da Elazığ'a Gol Atan Elazığlının Hikayesi
 DİYARBAKIRSPOR’DA ELAZIĞSPOR’A GOL ATAN ELAZIĞLININ HİKAYESİ (Saffet Azbay’ın kaleminden) Futbolla tanıştığımız yıllarda doğu ve güneydoğunun komşu şehirleri arasında ilgi çekici rekabetler vardı. Diyarbakırspor-Elazığspor,Diyarbakırspor-Gaziantepspor,Diyarbakırspor-Mardinspor,Malatyaspor-Elazığspor,Mardinspor-Şanlıurfaspor,Gaziantepspor-Şanlıurfaspor,Batman-Siirt,Bitlis-Muş,Elazığ-Bingöl gibi. En ilgi çekici olanların başında Diyarbakırspor-Elazığspor rekabeti geliyordu. Bir yandan Diyarbakırlılar,diğer yandan Elazığlılar Diyarbakırspor-Elazığspor maçlarını dört gözle beklerdi. İşin biraz da siyasi tarafı vardı diyebiliriz. Diyarbakır;solcu,Elazığ;sağcı olarak bilinirdi.Ama asıl gerekçe bir çok yerde olduğu gibi yakın komşuluğun verdiği rekabet idi. Tarihte olaylı Diyarbakır-Elazığ maçları var. Bunlara bizim de şahit olmuşluğumuz var. Ama bu rekabetin dostluğa yansıyan güzel tarafları da var.Benim için bu daha önemli. Elazığ’da çok sayıda değerli ve kıymetli dostlarımız var. Aynı şekilde onların da Diyarbakır’da aynı değere sahip dostları var. Zaten ayırmak da imkansız. Çünkü Diyarbakır’da binlerce Elazığlı,Elazığ’da binlerce Diyarbakırlı yaşıyor. Bir de işin iş ve ticaret boyutu,yakın akrabalıklar var.Spor yoluyla ancak rekabet olur,insanları ayırmak mümkün değildir. Türk futbolunda ezeli rakiplerin birbirini kurtardığı,birbirlerinin imdadına yetiştiği çok fazla dönem yoktur. Ancak Diyarbakır-Elazığ rekabetinde öyle değil. İki kritik dönemeç var ki asil Diyarbakırlılar ve Elazığlılar bunu asla unutmaz. 1991’de 2.Lig’de yer alan Diyarbakırspor’un ligde kalması için en az 1 puana ihtiyacı vardı,rakip Elazığspor ve maç da Elazığ’daydı. Maç 3-3 bitti,Diyarbakırspor ligde kaldı. 2003-2004 sezonunda bu defa Diyarbakırspor,komşusunu kurtardı. Süper Lig’in son haftası,maç Diyarbakır’daydı. O gün bütün Diyarbakır,geçmişte yaşanan sıkıntıları,çekişmeleri unutmuş ve Elazığspor’u destekliyordu. Elazığspor kafilesi şehre geldiği andan gittiği ana kadar o kadar büyük ilgi ve misafirperverlik görmüştü ki Elazığ halkı,basını,yönetimi bunu anlatacak kelime bulamıyordu. Ne yalan söyleyeyim biz de Diyarbakırlılar olarak Elazığspor ligde kaldı diye seviniyorduk. Diyarbakırspor Başkanı Mücahit Can ve yönetim,Altay’dan gelen servet değerindeki parayı red ederek Elazığspor’a olan dostluğu,iyi niyeti ,komşuluğun gereğini yapmıştı. Komşu kentlerin birbirini kurtarması hikayeleri Elazığ-Diyarbakır ile sınırlı değil. 1984’te Diyarbakırspor’un deplasmanda Kırşehirspor’u yenip Urfa’yı ligde tutması,Erzurumspor ve Diyarbakırspor’un karşılıklı olarak 1’er kez birbirlerini ligde bırakması,Diyarbakır ve Malatya’nın defalarca birbirlerini ligde tutması,hatta 1973’te Diyarbakırspor’un son maçta evinde Rizespor’dan puan alarak Malatyaspor’u 2.Lig’e taşıması gibi çok eski hikayeler de var. Bunlar benim bildiğim hikayeler,bunların sayısını çoğaltmak mümkündür. Bir de unutulmaz futbolcu hikayeleri vardır.Elazığlı olup Elazığspor’dan Diyarbakırspor’a gelen benim bildiğim Celal Erdem,Muammer Sürmeli ve Mehmet Kaplan gibi önemli isimler var. Bir de Diyarbakırlı olup Elazığspor’da oynayan kaleci Murat Budunoğlu gibi isimler var. En ilginç hikaye Mehmet Kaplan’ın hikayesidir. Elazığlı olan,Elazığspor’da oynayan Mehmet Kaplan,1999’da gece yarısı operasyonu ile Diyarbakırspor’a transfer oldu. Transferi o zaman ses getirmişti,çünkü Mehmet dönemin önemli futbolcularındandı. Rahmetli Gaffar Okkan’ın girişimleriyle beklenmedik şekilde Diyarbakırspor’a transfer olmuştu. Elazığ’da oynanan Elazığspor-Diyarbakırspor maçı Play-Off’a kalma yolunda büyük önem taşıyordu. Elazığspor,maçın ilk dakikalarında Tuncay ile 1-0 öne geçerken,Diyarbakırspor daha sonra Mehmet Kaplan’ın golüyle 1-1’i sağlıyor ve birkaç hafta sonra Play-Off’a kalan takım oluyordu. Mehmet’in Elazığspor’a gol atması,bu golün de Diyarbakırspor’u Play-Off’a taşıması anlamlıydı. Çünkü başta da ifade ettiğimiz gibi Mehmet,Elazığlıydı,Elazığspor’da yetişmişti ve bu golle kendi memleketini sportif olarak sekteye uğratıyordu. Ama bu olay o zaman sporda olağan ve profesyonelliğin gereği olarak algılanıyordu. Mehmet,doğru olanı yapmıştı,yediği ekmeğin ve aldığı paranın karşılığını vermişti. Kimse Mehmet’i,”Sen Elazığlısın,bu kadar önemli bir maçta Elazığspor’a nasıl gol atıp Elazığspor’u Play-Off’tan edersin ve ezeli rakibimiz olan Diyarbakırspor’u başarıya taşırsın” demiyordu. Çünkü o zaman sosyal medya yoktu,sporun S’sini bilmeden,sporu spor olarak değil siyasi figür olarak gören bir anlayış bugünkü kadar hakim değildi. Evet,rekabet vardı hem de en çekişmeli olanı,en amansız olanı.Evet,Diyarbakır’ı ve Diyarbakırspor’u siyasi olarak ayrıştıran,ötekileştiren barbar anlayış da vardı ama bugünkü gibi bir tablo yoktu şehirler arasında. Bugün Burhan Eşer gibi Diyarbakır’ın önemli bir değerinin Erzurum’a gitmesinden sonra her türlü ahlaksızlığı ve seviyesizliği yapanlar Mehmet Kaplan’ın hikayesini iyi okusun,varsa akılları ve mantıkları ders çıkarsınlar. Bu arada sırası gelmişken şunu ifade edeyim ki tarihte o kadar Erzurumlu Diyarbakırspor’da,Diyarbakırlı da Erzurum’da oynamış ki sayısını hatırlayamıyorum.Sözüm özü odur ki;sporda rekabet güzeldir ve olması da gerekir. Lütfen siyasi kavgalarımızı,kavgalarımızı,ideolojilerimizi spora bulaştırarak,sporu özünden uzaklaştırmayalım.Spor sahaları siyaset yeri,sporcular ve spor adamları da bu konularda kullanılacak figürler değildir.Bırakalım spor spor olarak kalsın,siyaseti yapmak isteyenler de kendi mecralarında siyaset yapsın.
Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2017, 14:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
1