‘İKİNİZ DE HAKLISINIZ’ (ÖZEL HABER)

Diyarbakır’ın eski ve yeni Kamu Hastaneleri Genel Sekreterleri birbirine düştü. Kurtoğlu Uygun’u paralelci olmakla suçlarken, Uygun ise Kurtoğlu’nu hırsızlıkla suçluyor. Sataşmaları yakından takip eden Diyarbakırlılar ise kısadan hisse meclisin gülen yüzü BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in CHP ve Ak Partinin mecliste birbirlerine atıfta bulundukları sırada yaptığı açıklamayı hatırlattılar: “İkiniz de sonuna kadar haklısınız”

‘İKİNİZ DE HAKLISINIZ’   (ÖZEL HABER)
 Ahmet BEŞENK

Diyarbakır’ın eski ve yeni Kamu Hastaneleri Genel Sekreterleri birbirine düştü. Kurtoğlu Uygun’u paralelci olmakla suçlarken, Uygun ise Kurtoğlu’nu hırsızlıkla suçluyor. Sataşmaları yakından takip eden Diyarbakırlılar ise kısadan hisse meclisin gülen yüzü BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in CHP ve Ak Partinin mecliste birbirlerine atıfta bulundukları sırada yaptığı açıklamayı hatırlattılar: “İkiniz de sonuna kadar haklısınız”

Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliğinin eski Genel sekreteri  Muhammet Güzel Kurtoğlu ile yeni Genel Sekreteri İbrahim Uygun arasındaki söz düellosu kızışıyor. Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. İbrahim Uygun'un, kendisi hakkındaki iddialarına cevap veren eski Genel Sekreter Doç. Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yapılan açıklamanın kendi içinde çelişki taşıdığını savunarak: “Uygun, armut ve elmayı ayırt edemiyor.” Dedi. Uygun ise medya marifetiyle aleyhinde bir kara propaganda yürütüldüğünü iddia etti.

 

Kurtoğlu; Uygun armut ve elmayı ayırt edemiyor!

Diyarbakır eski Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç.Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu, yerine atanan Doç. Dr. İbrahim Uygun’un medya aracılığıyla kendisiyle ilgili yaptığı açılamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kurtoğlu: “Armut ve elmayı ayırt edemeyen Uygun, beni ve arkadaşlarımı hırsızlıkla suçlayacağına Diyarbakır'da sağlık teşkilatında bozmuş olduğu çalışma barışını yeniden oluşturmaya gayret etsin ”dedi.

Diyarbakır eski Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç.Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu, yerine atanan Doç. Dr. İbrahim Uygun’un medya aracılığıyla kendisiyle ilgili yaptığı açıklamalara cevap verdi. Uygun’un iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Kurtoğlu, yaptığı açıklamanın kendi içinde çelişki taşıdığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Araç ihalesi ile ilgili başlatılan soruşturmada Bölge İdare Mahkemesi tarafından ben ve arkadaşlarım aklandık. Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç.Dr. İbrahim Uygun beyin sanırım bu karardan bilgisi yoktur. Bizleri yalancılıkla itham etmesini kendisine yakıştıramadım. Buna dayalı kanuni haklarımız saklı olup kendisine Diyarbakır bölge idare mahkemesinin 2013/276 esas ve 2013/307 nolu kararını okumasını tavsiye ederim. Düzenlenen tazmin raporundaki iddialar da aynı soruşturmacının iddialarıdır. Mahkemenin hukuksuz olduğunu tescillediği iddialarla yapılan tazmin ve icra takibinin hiçbir hukuki geçerliliği kalmamıştır. Bu tazmin raporu mahkeme kararı göz ardı edilerek hazırlanmıştır. Dolayısıyla mahkemenin vermiş olduğu karar göz ardı edilerek düzenlenen tazmin raporunun hiçbir hukuki özelliği yoktur. Bu tazmin raporu beni ve çalışma arkadaşlarımı halkın gözünde küçük düşürmeye yönelik olup görevden alınmamda kendilerini haklı çıkarma çabasından ibarettir. Bu tazmin raporunu düzenleyenler kendilerini mahkemenin üstünde görmüşlerdir.

Ayrıca İbrahim UYGUN beyin açıklamasında vermiş olduğu rakamlar da gerçeği yansıtmamıştır. Firmanın teklif ettiği fiyattan sonra yapmış olduğu indirim yani ödemelerin esas alındığı fiyat da göz ardı edilmiştir. Kiraladığımız araçların segmentini, özelliklerini ve süresini göz ardı etmiş kısacası İbrahim Uygun bey elma ile armudu kıyaslamıştır. Oysaki her araç kendi segmentiyle kıyaslanmalıdır. Madem ki haberde geçtiği gibi devleti ve halkı 446.400 TL zarara uğratmış isek öyleyse neden tazmin raporunda sadece 50. 000 TL istenmiştir. Geri kalan 396.400 TL'ye neden göz yumulmaktadır? Bu durum akla başka soruları getirmekte değil midir? İbrahim beye acizane tavsiyem beni ve 10 arkadaşımı hırsızlık ve yalancılıkla karalayacağına Diyarbakır'da sağlık teşkilatında bozmuş olduğu çalışma barışını yeniden oluşturmaya gayret göstermesi kendisi ve tüm sağlık camiası için daha hayırlı olacaktır sanırım. Kanuni haklarımız saklı kalmak kaydıyla kamuoyuna duyurulur.” 

 

UYGUN: "ALEYHİMDE BİR KARA PROPAGANDA YÜRÜTÜLDÜ"

Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. İbrahim Uygun, yaptığı açıklamayla basında aleyhine çıkan iddialara cevap verdi. Uygun, medya marifetiyle aleyhinde bir kara propaganda yürütüldüğünü savundu.

 

Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. İbrahim Uygun, eski Genel Sekreter Doç. Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu’nun kendisi ve Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu’ya yönelik eleştirilere cevap verdi.

 

Uygun, yaptığı yazılı açıklamada, Kurtoğlu’nun basında yer alan, "Uygun, göreve gelir gelmez tüm idarecilerden zorla istifa dilekçesi aldı ve yerine paralel yapının önerdiği kişileri getirmeye çalıştı.” ifadelerinin tamamen asılsız ve iftiradan ibaret olduğunu savundu.

 

"Aleyhimde bir kara propaganda yürütülmüştür"
Sabah ve Yeni Akit Gazetelerinin bu kampanyaya bilerek veya bilmeyerek alet olduğunu savunan Uygun, “Bu zor dönemde, taşları yerinden oynatanlar, bulundukları makamlarda cesur adımlar atanlar, ezber bozanlar, menfaati zarar gören bir güruh tarafından 'paralelci' diye yaftalanıp infaz edilmek istenmektedir. Bu kirli ve karanlık oyunlara birkaç gündür ben de maruz bırakıldım. Diyarbakır gibi yıllarca maddi ve manevi olarak geri bırakılmış bir bölgede önemli bir görev ifa etmekteyim. Bu nedenle atamamın yapıldığı ilk günden bu yana medya marifetiyle aleyhimde bir kara propaganda yürütülmüştür. Önce yolsuzluklar üzerinden beni yıkmaya çalışan grup, bunu başaramayınca, 'paralelci' olduğum yalanını ortaya atmıştır. Bir yandan milletimize hizmet ederken bir yandan da aleyhimdeki bu tezviratı bertaraf etmeye çalışmaktayım." dedi.

 

"Bu iftiralardan sonra susmak bize yakışmaz"
Diyarbakır'da sağlık hizmeti kapsamında yapılacak çok işleri olduğuna dikkati çeken Uygun, “Bu iftiralardan sonra susmak bize yakışmaz. Kimseden zorla istifa etmesini istemedim. Göreve başladıktan sonra yeterince iş üretemeyen, verimsiz ve işine gerekli önemi vermediğini gördüğüm kişilere bu şekilde çalışamayacaklarını beyan ettim. Bu kişilerin herhangi bir sorun olmadığını belirtmeleri üzerine imza yetkilerinin kısıtlanması zorunluluğu doğdu. Bizim çalışkan, işini seven, iş üretip sonuçlandıran insanlara ihtiyacımız var. Diyarbakır’ın kaybedecek zamanı yok. Bu nedenle verimli çalışarak, sağlık hizmetinde kaliteyi yükseltecek personeli bulup birliğimizde geçici olarak görevlendirdik. Bu şekilde hizmet alımına da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

"Sağlık sorunlarını çözmek için çalışmaya devam edeceğim"
Uygun, Dicle Üniversitesi’nden doçent olarak bu göreve atandığını bildirerek, açıklamasında şunları aktardı: "Şahsım için, 'Dicle Üniversitesi'nden geldi ise paralelcidir' iftirası atılıyor. Yardımcı doçent iken Yardımcı Doçent Temsilci Üyesi seçimlerinde 5 oy ile seçimleri kaybetmiş birisi olarak 'paralel' mi yoksa 'paralelin paraleli' miyim? Bu sorulara ağzı sadece laf yapanlar cevap araya dursunlar, ben hasta ve biçare vatandaşlarımızın sağlık sorunlarını çözmek için çalışmaya devam edeceğim. Sayın Kurtoğlu'na sorulması gereken, 'Neden devlet ve araştırma hastanelerinde basit bir mamografi cihazı yoktu?' Bunun yanı sıra harcanamadan Diyarbakır'dan geri dönen ödenekler, Radyasyon Onkolojisi'nin kapanma, laboratuar hizmetlerinin durma noktasına gelmesi, ihale dosyalarının son ana bırakılması, hastane başhekimlerinin yetkileri alındığı için hizmetteki umutsuzlukları, tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinin bir yılı aşkın süredir satın alınamaması gibi birçok sorun söz konusu idi."


Uygun, son olarak, göreve geldiği günden bu yana iş ahlakı ve özveriyle hizmet verdiğini, bu şekilde de çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

 

VATANDAŞ İKİ TARAFADA HAK VERDİ

Tartışmaların şiddetini artırarak büyüdüğünü hisseden Diyarbakırlılar ise olaya biraz espri katarak örneklendirdiler. Bir vatandaş BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in meclis kürsüsünde yaptığı konuşmayı örnek vererek şunları söyledi: “CHP milletvekilleri ile Ak Parti Milletvekilleri birbirleri hakkında söylenmedik söz, etmedik hakaret bırakmadılar. İş böyle uzayınca yüzünden tebessüm eksik olmayan Sırrı Süreyya kürsüye çıktı ve sözü aldı. Her iki tarafın vekillerine de sonuna kadar haklısınız dedi. Bu insanlar birbirleri hakkında bunları söylüyorlar ise demek ki ikisinin de bildiği gerçekler var. Birbirleri hakkında doğruları söylüyorlar. İşte manzara karşıda. Sözler kifayetsiz kalıyor.” Diyerek yorumda bulundu
Güncelleme Tarihi: 04 Mayıs 2014, 19:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
1