CANSEVEN’DEN ZEHİR, ZEMBEREK SÖZLER

Bölgede Eğitimce ve iş Adamı kimliği ile tanınan Güneydoğu Eğitim ve Araştırma Derneği Yönetim Kurul Başkanı Hamit Canseven ile gündeme dair önemli konulara değinerek bu haftaki genel söyleşimizi yaptık.

CANSEVEN’DEN ZEHİR, ZEMBEREK SÖZLER
 HABER: AHMET BEŞENK
Sıcak ve bir o kadar da samimi bir ortamda tüm içtenliği ile Canseven hem STK temsilcisi olarak hem de şahsi çalışmaları ile birlikte gündemi değerlendirirken zehir zemberek açıklamaları ile çok önemli konulara da değindi.



İşte o röportajdan bazı başlıklar

BEŞENK: Öncelikle Çalışmalarınız Hakkında Bizleri Biraz Olsun Bilgilendirirmisiniz?

CANSEVEN: Sevgili Beşenk, uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle böyle güzel bir söyleşi gerçekleştirmenin mutluluğu içerisinde olduğumu bilmeni isterim. Bizler bölgede gerçek anlamda yatırım yapan ve bu bölgenin her alanda kalkınmasına, huzura ve refaha kavuşması için elimizden gelen ne varsa tüm imkânlarımızla seferber etmeye hazırız. Yönetim Kurul Başkanlığını yürüttüğüm Güneydoğu Eğitim ve Araştırma Derneği olarak 2013 yılından bu yana eğitim anlamında bölgede bir çok alanda kapsamlı araştırmalar yapık, bunlarla ilgili paneller düzenleyip eğitim seminerleri düzenledik. Birçok yoksul aile tespit edip kendi bütçemizle dışarıdan bir kuruş yardım ve destek almadan karınca kararınca misali yardımlarımızı yapmaya devam ediyoruz. Şahsıma bağlı eğitim kurumlarımızda birçok bakıma muhtaç maddi geliri olmayan öğrenci okutup tüm masraflarını şahsım karşılıyorum. Bunu yapmaktan da büyük bir haz duyuyorum.


BEŞENK: Peki, İlerleyen Süreçteki Çalışmalarınızla İlgili Bilgi Verirmisiniz?

CANSEVEN: Elbette; Türkiye’nin girmiş olduğu bu zorlu ve bir o kadar da meşakkatli viraj elbetteki tüm ülkemiz vatandaşlarına yük bindiriyor. Birlik beraberlik ve en önemlisi azim ile çalışmalarımızı her daim ileriye taşımak ülkemizin huzur ve refahı için her zaman mücadele etmeliyiz.

Bölgesel sıkıntılar ayyuka çıkmış durumda. Bu sıkıntılar ile ilgili maalesef ne siyasilerimiz, ne STK’larımız nede (sözde!) Kanaat önderlerimiz tam anlamı ile üzerine düşeni yapıyor mu bunu tartışmamız lazım bence.

BEŞENK: Mevcut Olan Stk Lar Gerçekten Doğru Gündeme Hakimlermi Ve Üzerlerine Düşeni Yapabiliyorlarmı?

CANSEVEN: Sevgili kardeşim bunları yargılamak belki etik olmaya bilir veya bizim şahsımıza kişiliğimize yakışmaya bilir. Fakat bazı soruların cevabını da öğrenmek en doğal hakkımızdır diye düşünüyorum. Öncelikle Diyarbakır da kaç tane STK var ve bu STK’ların hangisi kimin yandaşı hangisi bir diğerinin yan kuruluşu veya hangileri gerçekten STK olarak kurulmuş ve aktif görev yapıyorlar bunları araştırmak lazım. Gerçi bahse konu olan STK lar veya kurum kuruluşların kurucuları yada yetkilizadelerinin kim olduklarına ve geçmişlerine bakmak gerekiyor ki temsil ettikleri yerinde ne olduğuna ışık tutsun. Maalesef bu Ülkede ve özellikle bizim memleketimizde suni gündem oluşturma ve boş beleş fikir üretilmekte en ön saflarda. Terörün ve son dönemlerde fazlası ile baş gösteren paralel yapı ve FETO furyasının korku imparatorluğu bir an önce aşılması lazım. Ne hikmetse sözde büyük ve aktif görünen STK’lar bu konu ile ilgili ne söz söylüyor nede devlet yanlısı bir açıklama yapıyor. Unutulmasın ki bu ülkenin tek bir dostu tek bir kapı açacak komşu devleti yok. Herkesi bağrına basan bu millete kendisinden başka dost kendisinden başka kucak açacak bir komşusu yok. STK lar bir yana da son dönemlerde nereden türediğine bir türlü anlam veremediğim bu kanaat önderleri. Çiçekten böcekten bahsedeceklerine yada yanlı yansız boğaz patlatıp boy gösterisinden başka bir şey yaptıklarını hiç mi hiç zannetmiyorum. Ya Allah aşkına önce bir sözlüğe ya da tarihe bakılsın bakalım hele STK nedir Kanaat önderi kimlerdir bunları kim seçer nasıl nerde ve kimin yanında durmaları gerekir diye… Ağzı laf yapan yada biraz popüler olmak isteyen birileri bir iki Ankara turu atıp Kanaat önderi oluyorlar. Kimse bu milleti kandırmaya çalışmasın. Ayıptır yazıktır…


BEŞENK: FETÖ konusunu irdelediğinizde samimiyet görüyormusunuz?

CANSEVEN: Dostum bir devletin içerisinde devlet kurmaya çalışmak, bu milletin devlete emaneti olan, asli görevi milli müdafaa olan ve olmazsa olmazı bu milletin can ve mal güvenliğini korumakla yükümlü askeri araçlarla bu milleti katleden her kim olursa olsun adı hangi örgüt yada oluşum olursa olsun şerefsiz, namussuz haysiyetsiz diye tarihte adlandırılmalıdır.

Minimum kırk yıldır devletimizin her kademesine her kurum ve kuruluşuna sızmış bu alçak FETO örgütü en az diğer örgütler kadar tehlikeli ve bir o kadar da aciz zavallılardan kurulu bir oluşum. Dış güçler tarafından akıl hocalığı yapılan bu kanlı örgüt son demlerini yaşamakta. 15 Temmuz darbe eylemlerinde Cumhurbaşkanımızın talimatı ile sokağa dökülen bu millet, bu vatansız şerefsiz evlatlarına en güzel karşı darbeyi yapıp tüm planlarını suya düşürdü. O gece çoluk çocuğu ile helalleşip sokağa dökülenlerin başında bende vardım. Neler olup neler bittiğini o geceyi adım adım köşe yazılarımda da belirttim. Düşünsenize Bir ülkenin en tepesindekine hem de ailesi ile birlikte kaldığı otelde, akabinde bindiği uçakta suikast düzenleniyor, canına kastediliyor… Kaçtı kaçacak, öldü öldürülecek diye dış basında yada şerefsiz yandaş medyada korku imparatorluğunun baş mimarlarının talimatı ile yayın yapılıyor… Adam Telefonla TV kanalına bağlanıp ‘Ölümüne’ sözünü sarf ediyor… Bu Millet sağcısı solcusu ile tek yürek olup sokaklara dökülüyor ve Reisi Cumhuruna, Cumhuriyetine, Memleketine, Devletine ‘Cumhur Başkanımız Bitti demeden bitmez’ diyerek sahip çıkıyor. İşte Asıl Birlik ve beraberlik ruhu budur. Asıl Kurtuluş Savaşı budur. Zannımca soruşturma daha da derinleştirilmeli ve kim sebep her ne olursa olsun bu alçak ve namussuzca örgüte, Onların ağababalarına akıl hocalarına sempati bile duymuşsa cezasını çekmelidir. Beni ve ailemi tanıyanlar bilir ben 10 sene öncede onlara karşı çıkıp küfrediyordum şimdide ediyorum. Hele önce onlara himmet adı altında rüşvet vermediğim için bana şahsıma, kurumuma kestikleri cezanın hesabını da yargı önünde soracağım. Adamlar bukalemun gibi nereye konsalar oranın rengine bürünüyorlar ama o fındık bıyıkları onları er ya da geç ele verecek ve bu millete bu devlete ettikleri ihanetin bedelini ödeyecekler.

BEŞENK: Son Olarak Feto İle İlgili Ne Yapılmalı?

CANSEVEN: Kati suretle Devletimiz merhametli yönü bir tarafa bırakılıp Feto ve ona benzer tüm örgütlerin kökünü kazılmalı artık. Bu ve buna benzer ne kadar örgüt varsa devletin istihbaratı bunların inine kadar girip kanlarının son damlasına kadar kurutmalıdır. Okyanus ötesinde bulunan bu deyyus bir an önce Türkiye ye getirilmeli ve Kızılay meydanında tam da o meşhur Güven Parkın önünde asılmalıdır ki ibretil alem olsun. Hiç kimse kusura bakmasın vermiyorlar, gelmiyor yada başka başka bahaneler arkasına kimse saklanmasın.

Türkiye Cumhuriyeti devleti çok güçlü ve bir o kadar da dirayetli bir devlettir. Eğer ki son dem ve son nokta olursa bir gecede o mendebur suratlı Feto elebaşını da onun ağababalarını da o kaldıkları ada dan tek bir operasyonla alır getirir. Yemişim uluslar arası konvektörü kardeşim. Sen gel benim Silahlı kuvvetlerimle, hem Cumhurbaşkanıma, hem de bu millete darbe girişiminde bulun ve git dünyanın öbür ucunda ayı ininde ve dünyanın en büyük fortacılarının arkasında saklan. Yok, böyle bir güzellik kardeşim yok. Unutulmasın ki Herkesin bir hesabı var Cenab-i Hakkın da bir hesabı var, Geçerli olan da Cenab-i Hakkın hesabıdır. İşte 15 Temmuzda da İlahi Adaletin sayesinde bu millet o deyyusların hesaplı planlarını başlarına ters çevirmiş ilahi adaleti yerine getirmiştir.

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2016, 11:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER